<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"

	>
<channel>
	<title>
	Türkçe Kuran, Türkçe Namaz yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://gerceginkitabi.com/2016/04/06/turkce-kuran-turkce-namaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gerceginkitabi.com/2016/04/06/turkce-kuran-turkce-namaz/</link>
	<description>Kuran ve onun yansıttığı güncel gerçeklikle ilgili yazılar. Eleştirel düşünebilen sağduyulu okurlar için. Anlamak ve arınmak için.</description>
	<lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2020 13:25:54 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.21</generator>
			<item>
				<title>
				Yazar: gerceginkitabi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2016/04/06/turkce-kuran-turkce-namaz/#comment-209</link>
		<dc:creator><![CDATA[gerceginkitabi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jan 2018 15:45:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=146#comment-209</guid>
					<description><![CDATA[Sabır...]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sabır&#8230;</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Anonim				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2016/04/06/turkce-kuran-turkce-namaz/#comment-208</link>
		<dc:creator><![CDATA[Anonim]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jan 2018 06:01:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=146#comment-208</guid>
					<description><![CDATA[Salat konusunda:1/ kuraniyorumluyorum.blogspot.com.salat
2/vekuran.blogspot.com daki ana sayfa içerisinde aşağı doğru ilerlerken&quot; kurana göre salat &quot;ayrıca &quot;salat ve anlami&quot;
3/beytegiris.blogcu.com
4/ibrahim yılmaz buyuk kandirmaca ve gerçek islam 
5/anlamhakikat.com/ 6 aydır kapalı. 
6/gerceginkitabi.com  /bekleniyor.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Salat konusunda:1/ kuraniyorumluyorum.blogspot.com.salat<br />
2/vekuran.blogspot.com daki ana sayfa içerisinde aşağı doğru ilerlerken&#8221; kurana göre salat &#8220;ayrıca &#8220;salat ve anlami&#8221;<br />
3/beytegiris.blogcu.com<br />
4/ibrahim yılmaz buyuk kandirmaca ve gerçek islam<br />
5/anlamhakikat.com/ 6 aydır kapalı.<br />
6/gerceginkitabi.com  /bekleniyor.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Anonim				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2016/04/06/turkce-kuran-turkce-namaz/#comment-207</link>
		<dc:creator><![CDATA[Anonim]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Nov 2017 06:40:49 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=146#comment-207</guid>
					<description><![CDATA[Cemre Demirel&#039;in Tasavvuf kitabını basan yayınevi bu konuyla ilgilenebilir diye düşünüyorum.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cemre Demirel&#8217;in Tasavvuf kitabını basan yayınevi bu konuyla ilgilenebilir diye düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: gerceginkitabi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2016/04/06/turkce-kuran-turkce-namaz/#comment-206</link>
		<dc:creator><![CDATA[gerceginkitabi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Nov 2017 19:09:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=146#comment-206</guid>
					<description><![CDATA[Belleğinizi tazeleyeyim... Kitabı görüş ve eleştirilerinizi rica ederek vermiştim. Daha sonra beni bir yayıncıyla görüştürmüştünüz, bunun için size şükran borçluyum. Yayıncı kitapla ilgilenmedi. Aradan geçen sürede kitap yayınlamış bulunan bir kaç amatör yazarla konuştum, söyledikleri hep aynı: &quot;Araya adam koymadan zor.&quot; Araya adam koyamadım, yazıp yazıp denize atıyorum.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Belleğinizi tazeleyeyim&#8230; Kitabı görüş ve eleştirilerinizi rica ederek vermiştim. Daha sonra beni bir yayıncıyla görüştürmüştünüz, bunun için size şükran borçluyum. Yayıncı kitapla ilgilenmedi. Aradan geçen sürede kitap yayınlamış bulunan bir kaç amatör yazarla konuştum, söyledikleri hep aynı: &#8220;Araya adam koymadan zor.&#8221; Araya adam koyamadım, yazıp yazıp denize atıyorum.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Edip Yüksel (@edipyuksel)				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2016/04/06/turkce-kuran-turkce-namaz/#comment-205</link>
		<dc:creator><![CDATA[Edip Yüksel (@edipyuksel)]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2017 06:37:28 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=146#comment-205</guid>
					<description><![CDATA[Selam Selim,

Bugün Twitter hesabımda kitabının tablo içeren bir sayfasını twitter hesabımda şu notu düşerek paylaştıktan sonra beni takip eden birisi bu bloğunu bulup bana iletti. 23 Kasım 2017 tarihli twitim:

Selim Çalışkan adlı arkadaş, 2013 yılında&quot;Türkçe Kuran, Türkçe Namaz: Tarihsel Değil, Mantıksal bir Bakış&quot; adlı kitabının yayınlanmamış bir kopyasını bana hediye etmişti. Bu kitabı okuyan var mı?]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam Selim,</p>
<p>Bugün Twitter hesabımda kitabının tablo içeren bir sayfasını twitter hesabımda şu notu düşerek paylaştıktan sonra beni takip eden birisi bu bloğunu bulup bana iletti. 23 Kasım 2017 tarihli twitim:</p>
<p>Selim Çalışkan adlı arkadaş, 2013 yılında&#8221;Türkçe Kuran, Türkçe Namaz: Tarihsel Değil, Mantıksal bir Bakış&#8221; adlı kitabının yayınlanmamış bir kopyasını bana hediye etmişti. Bu kitabı okuyan var mı?</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: gerceginkitabi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2016/04/06/turkce-kuran-turkce-namaz/#comment-204</link>
		<dc:creator><![CDATA[gerceginkitabi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Sep 2017 11:22:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=146#comment-204</guid>
					<description><![CDATA[Olumlu eleştirileriniz için teşekkür ederim. Olumsuzları da beklerim.

Ben bir şey anlatırken okuyucunun neden-sonuç zincirini kaçırmamasına çalışıyorum. Yaptığım çıkarımların gerekçelerini elimden geldiğince sunmaya çalışıyorum. Çünkü böyle düşünebiliyoruz. Damdan düşme doğruları art arda sıraladığımızda kimseyi inandıramıyoruz, yalnızca kendimizden söz etmiş oluyoruz. Okuduklarımda ve dinlediklerimde de nedensellik zincirini gözetiyorum. Anlatının bir yerinde bir kopukluk, öncüllerle vargılar arasında bir atlama gördüğümde bu bir sorun oluyor, çünkü yazarın anlattığını anlamakta başarısız olmuş oluyorum. Veya yazar anlatmakta başarısız olmuş oluyor. Yılmaz&#039;ın yeniden sıraya dizdiği Kuran&#039;da bu dizginin &quot;ben öyle uygun gördüm&quot; dışında bir gerekçesini göremiyorum. Bu demek oluyor ki yarın bir başkası farklı bir dizgiyle ortaya çıksa, hangisinin daha doğru olduğu konusunda &quot;okuyucu karar verecek&quot;. Kuran&#039;ı doğru sıraya dizme rekabeti mi yaşayacağız? Aklıma Kilise Reformu geliyor. Bir alay rahip kendi Kitabı Mukaddes yorumunu yapıyor ve çoğu zaman istemeyerek kendi mezhebini kurmuş oluyor. Bu mezhepler öyle kolay kolay ara bulamıyorlar, sık sık boğaz boğaza geliyorlar. Açıkçası Kuran&#039;ın buyruklarını ödünsüz yerine getirme konusunda acımasızca rekabet edeceksek, yanında gelecek her türlü olumsuzluğa razıyım. Ama böyle bir geleceğin işaretlerini göremiyorum. Tersine, Hristiyan Reformu&#039;na benzer bir geleceğin işaretlerini görüyorum. Kuran&#039;ın içine modernizmi sığdırmaya çalışan bolca adam görüyorum. Söz ve eylem ayrılığında olan bolca adam (&quot;şair&quot;) görüyorum.

Ayrıca Kuran&#039;ın sırasıyla oynamaya başlayıp iniş sırası, anlam bütünlüğü olan sıralama gibi kategoriler oluşturmaya başlayacaksak, başka bir konuyu önceden halletmiş olmalıyız diye düşünüyorum: Orijinal metnin bozulmadan bize ulaşıp ulaşmadığı konusunda kesin bir fikre sahip miyiz? Bu konuda (herhangi bir yönde) kesin bir fikir sahibi olmaksızın sırasıyla oynamak (buna &quot;iniş sırası&quot;nı doğru kabul etmek de dahil) bana doğru gelmiyor.

Aslında bu çok öncelikli bir konu da değil. Sonuçta şu veya bu sırayla, kitapta anlatılanlara tutarlı bir anlam verebiliyor ve bunu uygulayabiliyor olmamız gerek. Değilse bütün bu tartışmaların hiç bir önemi ve gereği yok. Kuran&#039;ın buyruklarını uygulama gibi bir derdi olmayan kişileri teslim olmuş saymam olanaklı değil. Bu, onların Kuran&#039;ın ne anlattığıyla ilgili yorumlarını ne kadar ciddiye alacağımı belirleyen önemli bir etmen.

Konuya gelirsek, Yılmaz&#039;ın &quot;salat&quot;a verdiği anlamı yanlış buluyorum. Basitçe, ayetlerde yerli yerine oturmuyor bu anlam. Ayrıca Elçi&#039;nin kendine gelen herkese maddi olarak yardım etmek gibi bir görevi yoktu. Elçi&#039;nin öğretmek dışında bir görevi yoktu. Bu da &quot;maddi ve manevi destek&quot; (veya doğru Türkçesiyle maddi ve ahlaki yardım) anlamını çürütmeye yetiyor. Elçi&#039;nin görevi Kuran&#039;ı öğretmek olduğuna göre salat sözcüğü Kuran&#039;ı öğretmek anlamında kullanılmış olmalı. Yalnızca ahlaki yardım deseydi buna itiraz etmezdim çünkü Kuran zaten ahlak anlatıyor. Daha sonra ayrıntılı olarak yazacağım, 99 ayetin 98&#039;inde bu anlamda bir sorun çıkmıyor. Tek bir ayet var aşamadığım, onu halletmek için Türkçeyi veya Arapçayı çok iyi bilen birilerinin yardımına gerek duyuyorum. Bu konuyu hala yazmıyor olmamın nedeni &quot;Salat&quot;ı karşılayacak uygun Türkçe sözcüğü bulamamış olmam.

Türkçe Kuran Türkçe Namaz yazımda anlattığım şey ise salat değil, bildiğimiz namaz. Namaz kılınacaksa Türkçe kılınmalı diyorum. &quot;Salat&quot;ın namaz olmadığına eminim. Ama bir mescitte Türkçe namaz kılınmaya başlarsa koşa koşa gider cemaate katılırım. Çünkü yazımda da bazı işaretlerini verdiğim üzere bunun çok iyi sonuçları olacağını düşünüyorum. Uzun sözün kısası bir şeyleri yıkıp bozmak, &quot;Reform&quot; yapmak değil basitçe düzeltmek istiyorum.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Olumlu eleştirileriniz için teşekkür ederim. Olumsuzları da beklerim.</p>
<p>Ben bir şey anlatırken okuyucunun neden-sonuç zincirini kaçırmamasına çalışıyorum. Yaptığım çıkarımların gerekçelerini elimden geldiğince sunmaya çalışıyorum. Çünkü böyle düşünebiliyoruz. Damdan düşme doğruları art arda sıraladığımızda kimseyi inandıramıyoruz, yalnızca kendimizden söz etmiş oluyoruz. Okuduklarımda ve dinlediklerimde de nedensellik zincirini gözetiyorum. Anlatının bir yerinde bir kopukluk, öncüllerle vargılar arasında bir atlama gördüğümde bu bir sorun oluyor, çünkü yazarın anlattığını anlamakta başarısız olmuş oluyorum. Veya yazar anlatmakta başarısız olmuş oluyor. Yılmaz&#8217;ın yeniden sıraya dizdiği Kuran&#8217;da bu dizginin &#8220;ben öyle uygun gördüm&#8221; dışında bir gerekçesini göremiyorum. Bu demek oluyor ki yarın bir başkası farklı bir dizgiyle ortaya çıksa, hangisinin daha doğru olduğu konusunda &#8220;okuyucu karar verecek&#8221;. Kuran&#8217;ı doğru sıraya dizme rekabeti mi yaşayacağız? Aklıma Kilise Reformu geliyor. Bir alay rahip kendi Kitabı Mukaddes yorumunu yapıyor ve çoğu zaman istemeyerek kendi mezhebini kurmuş oluyor. Bu mezhepler öyle kolay kolay ara bulamıyorlar, sık sık boğaz boğaza geliyorlar. Açıkçası Kuran&#8217;ın buyruklarını ödünsüz yerine getirme konusunda acımasızca rekabet edeceksek, yanında gelecek her türlü olumsuzluğa razıyım. Ama böyle bir geleceğin işaretlerini göremiyorum. Tersine, Hristiyan Reformu&#8217;na benzer bir geleceğin işaretlerini görüyorum. Kuran&#8217;ın içine modernizmi sığdırmaya çalışan bolca adam görüyorum. Söz ve eylem ayrılığında olan bolca adam (&#8220;şair&#8221;) görüyorum.</p>
<p>Ayrıca Kuran&#8217;ın sırasıyla oynamaya başlayıp iniş sırası, anlam bütünlüğü olan sıralama gibi kategoriler oluşturmaya başlayacaksak, başka bir konuyu önceden halletmiş olmalıyız diye düşünüyorum: Orijinal metnin bozulmadan bize ulaşıp ulaşmadığı konusunda kesin bir fikre sahip miyiz? Bu konuda (herhangi bir yönde) kesin bir fikir sahibi olmaksızın sırasıyla oynamak (buna &#8220;iniş sırası&#8221;nı doğru kabul etmek de dahil) bana doğru gelmiyor.</p>
<p>Aslında bu çok öncelikli bir konu da değil. Sonuçta şu veya bu sırayla, kitapta anlatılanlara tutarlı bir anlam verebiliyor ve bunu uygulayabiliyor olmamız gerek. Değilse bütün bu tartışmaların hiç bir önemi ve gereği yok. Kuran&#8217;ın buyruklarını uygulama gibi bir derdi olmayan kişileri teslim olmuş saymam olanaklı değil. Bu, onların Kuran&#8217;ın ne anlattığıyla ilgili yorumlarını ne kadar ciddiye alacağımı belirleyen önemli bir etmen.</p>
<p>Konuya gelirsek, Yılmaz&#8217;ın &#8220;salat&#8221;a verdiği anlamı yanlış buluyorum. Basitçe, ayetlerde yerli yerine oturmuyor bu anlam. Ayrıca Elçi&#8217;nin kendine gelen herkese maddi olarak yardım etmek gibi bir görevi yoktu. Elçi&#8217;nin öğretmek dışında bir görevi yoktu. Bu da &#8220;maddi ve manevi destek&#8221; (veya doğru Türkçesiyle maddi ve ahlaki yardım) anlamını çürütmeye yetiyor. Elçi&#8217;nin görevi Kuran&#8217;ı öğretmek olduğuna göre salat sözcüğü Kuran&#8217;ı öğretmek anlamında kullanılmış olmalı. Yalnızca ahlaki yardım deseydi buna itiraz etmezdim çünkü Kuran zaten ahlak anlatıyor. Daha sonra ayrıntılı olarak yazacağım, 99 ayetin 98&#8217;inde bu anlamda bir sorun çıkmıyor. Tek bir ayet var aşamadığım, onu halletmek için Türkçeyi veya Arapçayı çok iyi bilen birilerinin yardımına gerek duyuyorum. Bu konuyu hala yazmıyor olmamın nedeni &#8220;Salat&#8221;ı karşılayacak uygun Türkçe sözcüğü bulamamış olmam.</p>
<p>Türkçe Kuran Türkçe Namaz yazımda anlattığım şey ise salat değil, bildiğimiz namaz. Namaz kılınacaksa Türkçe kılınmalı diyorum. &#8220;Salat&#8221;ın namaz olmadığına eminim. Ama bir mescitte Türkçe namaz kılınmaya başlarsa koşa koşa gider cemaate katılırım. Çünkü yazımda da bazı işaretlerini verdiğim üzere bunun çok iyi sonuçları olacağını düşünüyorum. Uzun sözün kısası bir şeyleri yıkıp bozmak, &#8220;Reform&#8221; yapmak değil basitçe düzeltmek istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Hayrettin yetişen				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2016/04/06/turkce-kuran-turkce-namaz/#comment-203</link>
		<dc:creator><![CDATA[Hayrettin yetişen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Sep 2017 17:59:59 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=146#comment-203</guid>
					<description><![CDATA[Öncelikle bloğunuza rastladığım son 3 gündür tüm yazılarınızı, eleştirilerinizi, kaygılarınızı ve özellikle de ne yapabilirim/z bağlamındaki sorulara verdiğiniz yanıtlara ilgiyle ve heyecanla okudum. Özellikle Kuran&#039;ın tam olarak ne istediğinin anlaşılması, hurafelerden ve rivayetlerden arındırılması gerektiği gibi bir çok konuda neredeyse sizinle aynı fikirleri paylaşmakta bu konuda derin araştırmalarınıza da büyük saygı duymaktayım. Şimdilik sadece bu yazınızla ilgili olarak ufak bir girdim olacak. Bende geleneksel ve mutaassıp sayılabilecek bir aile çevresinde büyüdüm ve doğal olarak sorgulamadan, eleştirmeden ve tam bir itaatle din adına istenen her şeyi yaptım. Bunların başında namaz gelmekteydi pek tabiki. Son beş yıldır ise Kuran&#039;ı anlamak için çabalıyorum. Din adına yaptığım bir çok şeyin uydurma olduğunu öğrenmeme karşın ilk başta onları terk etmek çok zor geldi. Fakat bir tanesini terk etmeyi başarınca diğerlerini terk etmek daha kolaylaştı. Bu arada bir çok meal okudum. Başta Yaşar Nuri Öztürk olmak üzere. Fakat en etkilendiğim ve açıklamalarının akla ve mantığa en uygunu olarak düşündüğüm Hakkı Yılmaz&#039;ın nüzul sırasına göre meal çalışmasıdır. Buradan soruma geçersek Hakkı Yılmaz&#039;ın bu çalışmasını okuma fırsatınız oldu mu? Oldu ise, namaz konusuna yaklaşımını değerlendirebilir misiniz? Sizin açıklamalarınız bazı yönleriyle örtüşüyor olsa bile bazı yönleri ile ayrıldığınızı düşünüyorum. Kuran konusundaki çalışmalarınızı tekrar takdir ettiğimi söyleyerek başarılar diliyorum.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle bloğunuza rastladığım son 3 gündür tüm yazılarınızı, eleştirilerinizi, kaygılarınızı ve özellikle de ne yapabilirim/z bağlamındaki sorulara verdiğiniz yanıtlara ilgiyle ve heyecanla okudum. Özellikle Kuran&#8217;ın tam olarak ne istediğinin anlaşılması, hurafelerden ve rivayetlerden arındırılması gerektiği gibi bir çok konuda neredeyse sizinle aynı fikirleri paylaşmakta bu konuda derin araştırmalarınıza da büyük saygı duymaktayım. Şimdilik sadece bu yazınızla ilgili olarak ufak bir girdim olacak. Bende geleneksel ve mutaassıp sayılabilecek bir aile çevresinde büyüdüm ve doğal olarak sorgulamadan, eleştirmeden ve tam bir itaatle din adına istenen her şeyi yaptım. Bunların başında namaz gelmekteydi pek tabiki. Son beş yıldır ise Kuran&#8217;ı anlamak için çabalıyorum. Din adına yaptığım bir çok şeyin uydurma olduğunu öğrenmeme karşın ilk başta onları terk etmek çok zor geldi. Fakat bir tanesini terk etmeyi başarınca diğerlerini terk etmek daha kolaylaştı. Bu arada bir çok meal okudum. Başta Yaşar Nuri Öztürk olmak üzere. Fakat en etkilendiğim ve açıklamalarının akla ve mantığa en uygunu olarak düşündüğüm Hakkı Yılmaz&#8217;ın nüzul sırasına göre meal çalışmasıdır. Buradan soruma geçersek Hakkı Yılmaz&#8217;ın bu çalışmasını okuma fırsatınız oldu mu? Oldu ise, namaz konusuna yaklaşımını değerlendirebilir misiniz? Sizin açıklamalarınız bazı yönleriyle örtüşüyor olsa bile bazı yönleri ile ayrıldığınızı düşünüyorum. Kuran konusundaki çalışmalarınızı tekrar takdir ettiğimi söyleyerek başarılar diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
			</channel>
</rss>
