<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"

	>
<channel>
	<title>
	Kitap İncelemesi: Volkan Ertit &#8211; Endişeli Muhafazakarlar Çağı yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://gerceginkitabi.com/2018/09/23/kitap-incelemesi-volkan-ertit-endiseli-muhafazakarlar-cagi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gerceginkitabi.com/2018/09/23/kitap-incelemesi-volkan-ertit-endiseli-muhafazakarlar-cagi/</link>
	<description>Kuran ve onun yansıttığı güncel gerçeklikle ilgili yazılar. Eleştirel düşünebilen sağduyulu okurlar için. Anlamak ve arınmak için.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 18 Nov 2018 15:11:37 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.21</generator>
			<item>
				<title>
				Yazar: gerceginkitabi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2018/09/23/kitap-incelemesi-volkan-ertit-endiseli-muhafazakarlar-cagi/#comment-320</link>
		<dc:creator><![CDATA[gerceginkitabi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Nov 2018 15:11:37 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=562#comment-320</guid>
					<description><![CDATA[Abdullah Öcalan da, Josef Stalin de, Kenan Evren de Allah&#039;ın kendisine verdiği hissi yaşıyordu. Bazı şeylerin kanıtı ortadadır, göz önündedir. Yüksek topuklu ayakkabı insan doğasına aykırıdır. İnsan yüksek topuk giymek üzere evrilmemiş. Bunda diretirse bunun bedelini sağlık sorunlarıyla, işini yapamamasıyla, ait olduğu grubu geri bırakmasıyla öder. Bu, tasarıma aykırı bir davranış ve çok hafif bir suç. Eşcinsellik de tasarıma aykırı bir davranış. Ama bozduğu sistemler göz önüne alındığında büyük bir suç olması gerektiği anlaşılabilir. İnsanın karşı cinsten çiftler uzun vadeli sözleşme ile bir araya gelsinler ve kuşaklar türetsinler diye tasarlandığı çok açık. Bunun &quot;bilimsel&quot; kanıtını sunmak da mümkün. Bunun bilimsel kanıtını sormak arsızlıktır, yüzsüzlüktür, ama yine de sunulabilir. Böylelikle Allah&#039;ın elçilerinin bunu kesin olarak yasakladığını söylemeden de yanlış bir yol olduğu ortaya konabilir. 
Ama bu, çevremizdeki eşcinselleri Kuran&#039;a gönderme yapmadan uyaralım anlamına gelmiyor. Ben ateistlerle de, Gayrimüslimlerle de, eşcinsellerle de onların bu konumunu bilmiyormuş gibi, doğrudan Kuran&#039;a dayanarak uyarılmasının uygun, geçerli ve etkili bir yöntem olabileceğini düşünüyorum. &quot;İyi de ben o kitaba inanmıyorum ki&quot; cümlesini duymazdan gelirdim. Bir gün tartışırsam geleceğim de. Anladığım kadarıyla Muhammed, İsa ve bütün elçiler böyle yaptılar.
Evet, onların yaptıkları hevesin tanrı edinilmesi. Bir değerler dizisi belirlemişler, adını da işte modernizm, çağdaşlık, sekülerlik, özgürlük, eşitlik, çokkültürlülük, hoşgörü, barışçılık gibi sevimli sözcüklerden koymuşlar. Ama bu yeni doğruların doğruluğunu kanıtlamaya çalışmamışlar. Bunların doğruluğunu tartışmaya çağırdığınızda aşağılıyorlar, &quot;sen bizim tanrılarımıza saygısızık ediyorsun, seni taşlarız&quot; diyorlar, &quot;sen birinin uydurduğu dogmalara inanıyorsun, bağnazsın&quot; diyorlar. Kendi sarıldıkları doğruları birilerinin uydurduğunu kabul etmiyorlar. Kuran&#039;a sarılanların doğrularının kanıtları ise her yerden fışkırıyor. İlle bilim başlığı altında bakacaksak, eşcinselliğin toplumu çürüttüğünün kanıtları da kütüphanelerde var.
Bu tartışmaların dönüp dolaşıp geleceği yer, Lut halkının gösterdiği saldırganlık noktasıdır. Bugün mağduru oynayan pek çok kesim aslında mağdur değildir. Bunların pek yakında eli sopalı zalimlere dönüşeceklerini bilen biliyor. Pek yakında, sanırım Hollanda&#039;da ilk örneği görülecektir, heteroseksüellik aşağılık bir durum olacak. İsveç, Kanada gibi ülkelerde çocuklara eşcinsellik öğretilmeye başlandı bile. Çocukları kasıtlı olarak eşcinsel ve dönme yapmak üzere, yani normalden uzaklaştırmak üzere çalışıyorlar. Türkiye&#039;ye de gelecek, eli kulağında. O gün sizin çocuğunuzu bu manyakça aşılamadan koruma hakkınız olmayacak. Mahkemede çocuğunuza insan gibi bir eğitim talep ederken, kendinizi ülkenin yasalarına muhalefet eder bulacaksınız. Hani bir zamanlar evlilik dışı ilişki yaşamamak normal olandı, bunu yaşamak isteyenler &quot;özgürlük&quot; istediler, &quot;baskıyı&quot; kınadılar, mağdurluk bildirdiler. Bugün gelinen noktada bu özgürlüklerini iffetli kişileri aşağılayarak ve dışlayarak kullanıyorlar. Benzeri ve daha kötüsü eşcinsellik konusunda da görülecek, görülmeye başladı. Bir eşcinseli aşağıladığınızda ve hatta eleştirdiğinizde Batı&#039;da mahkeme önüne çıkıyorsunuz. Normal insanları aşağılamak ise herhangi bir yaptırıma tabi değil. Bir eşcinseli işten çıkardığınızda ordu gibi üzerinize gelir, en küçük bir yasal delik bulduklarında sizi mahkemeye verirler. Bir eşcinsel normal bir işçisini işten çıkardığında işçinin yapacağı, hakime anlatacağı bir şey yoktur, çünkü hakim eşcinsellerin mağdurluğu ön kabulüyle hareket eder. 
Bugün söylenenler, yarın yapılanlar olur. Onun için insanın ağzından çıkan her sözcüğün bir sonucu olur. &quot;Atatürk&#039;e hakaret suç kapsamından çıkarılsın, demokrasi bunu gerektirir&quot; sözlerini basında ilk görüşümüzden bir kaç yıl sonra düzenli olarak hakaret edilmeye başlandı. 19. yüzyılda kimi Ermeni Osmanlı yurttaşları &quot;şuralar şuralar Ermeni yurdudur&quot; diye yazmaya başladılar. Yirminci yüzyılın başlarında ise SSCB üniforması giyip fikirlerini gerçekleştirmenin peşine düştüler. Opet&#039;in reklamındaki kadın pompacı &quot;bir gün istasyon sahibi olursam erkekleri çalıştırmayacağım&quot; diyor. Emin olun, çalıştırmayacak. Hayvanseverler sokak hayvanlarını kamunun korumasını istediler. Bu istekleri yerine geldi, doymadılar. Sokak hayvanını öldürenin hapse girmesini de istediler. Bu istekleri de verildi. Yarın daha fazlasını isteyecekler, hiç bitmeyecek. Köpeğin ısırdığı adamın yargılanıp ceza almasını isteyecekler. Bugün mağdur sandıklarınızın ezici çoğunluğu aslında eline güç /fırsat geçirememiş olan zalimlerdir. Ama bu, insanın &quot;varsayılan&quot; durumu değildir. Bu kötüleşmenin önüne geçmek ancak Kuran gibi, tutarlı ve ısrarlı bir iyiliği öğütleyen öğretiden geçer. &quot;Gibi&quot; dedim çünkü alternatifi varsa ona da başvuralım. Ben daha iyi bir alternatifini bilmiyorum, onun için Kuran&#039;da ısrarcıyım.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Abdullah Öcalan da, Josef Stalin de, Kenan Evren de Allah&#8217;ın kendisine verdiği hissi yaşıyordu. Bazı şeylerin kanıtı ortadadır, göz önündedir. Yüksek topuklu ayakkabı insan doğasına aykırıdır. İnsan yüksek topuk giymek üzere evrilmemiş. Bunda diretirse bunun bedelini sağlık sorunlarıyla, işini yapamamasıyla, ait olduğu grubu geri bırakmasıyla öder. Bu, tasarıma aykırı bir davranış ve çok hafif bir suç. Eşcinsellik de tasarıma aykırı bir davranış. Ama bozduğu sistemler göz önüne alındığında büyük bir suç olması gerektiği anlaşılabilir. İnsanın karşı cinsten çiftler uzun vadeli sözleşme ile bir araya gelsinler ve kuşaklar türetsinler diye tasarlandığı çok açık. Bunun &#8220;bilimsel&#8221; kanıtını sunmak da mümkün. Bunun bilimsel kanıtını sormak arsızlıktır, yüzsüzlüktür, ama yine de sunulabilir. Böylelikle Allah&#8217;ın elçilerinin bunu kesin olarak yasakladığını söylemeden de yanlış bir yol olduğu ortaya konabilir.<br />
Ama bu, çevremizdeki eşcinselleri Kuran&#8217;a gönderme yapmadan uyaralım anlamına gelmiyor. Ben ateistlerle de, Gayrimüslimlerle de, eşcinsellerle de onların bu konumunu bilmiyormuş gibi, doğrudan Kuran&#8217;a dayanarak uyarılmasının uygun, geçerli ve etkili bir yöntem olabileceğini düşünüyorum. &#8220;İyi de ben o kitaba inanmıyorum ki&#8221; cümlesini duymazdan gelirdim. Bir gün tartışırsam geleceğim de. Anladığım kadarıyla Muhammed, İsa ve bütün elçiler böyle yaptılar.<br />
Evet, onların yaptıkları hevesin tanrı edinilmesi. Bir değerler dizisi belirlemişler, adını da işte modernizm, çağdaşlık, sekülerlik, özgürlük, eşitlik, çokkültürlülük, hoşgörü, barışçılık gibi sevimli sözcüklerden koymuşlar. Ama bu yeni doğruların doğruluğunu kanıtlamaya çalışmamışlar. Bunların doğruluğunu tartışmaya çağırdığınızda aşağılıyorlar, &#8220;sen bizim tanrılarımıza saygısızık ediyorsun, seni taşlarız&#8221; diyorlar, &#8220;sen birinin uydurduğu dogmalara inanıyorsun, bağnazsın&#8221; diyorlar. Kendi sarıldıkları doğruları birilerinin uydurduğunu kabul etmiyorlar. Kuran&#8217;a sarılanların doğrularının kanıtları ise her yerden fışkırıyor. İlle bilim başlığı altında bakacaksak, eşcinselliğin toplumu çürüttüğünün kanıtları da kütüphanelerde var.<br />
Bu tartışmaların dönüp dolaşıp geleceği yer, Lut halkının gösterdiği saldırganlık noktasıdır. Bugün mağduru oynayan pek çok kesim aslında mağdur değildir. Bunların pek yakında eli sopalı zalimlere dönüşeceklerini bilen biliyor. Pek yakında, sanırım Hollanda&#8217;da ilk örneği görülecektir, heteroseksüellik aşağılık bir durum olacak. İsveç, Kanada gibi ülkelerde çocuklara eşcinsellik öğretilmeye başlandı bile. Çocukları kasıtlı olarak eşcinsel ve dönme yapmak üzere, yani normalden uzaklaştırmak üzere çalışıyorlar. Türkiye&#8217;ye de gelecek, eli kulağında. O gün sizin çocuğunuzu bu manyakça aşılamadan koruma hakkınız olmayacak. Mahkemede çocuğunuza insan gibi bir eğitim talep ederken, kendinizi ülkenin yasalarına muhalefet eder bulacaksınız. Hani bir zamanlar evlilik dışı ilişki yaşamamak normal olandı, bunu yaşamak isteyenler &#8220;özgürlük&#8221; istediler, &#8220;baskıyı&#8221; kınadılar, mağdurluk bildirdiler. Bugün gelinen noktada bu özgürlüklerini iffetli kişileri aşağılayarak ve dışlayarak kullanıyorlar. Benzeri ve daha kötüsü eşcinsellik konusunda da görülecek, görülmeye başladı. Bir eşcinseli aşağıladığınızda ve hatta eleştirdiğinizde Batı&#8217;da mahkeme önüne çıkıyorsunuz. Normal insanları aşağılamak ise herhangi bir yaptırıma tabi değil. Bir eşcinseli işten çıkardığınızda ordu gibi üzerinize gelir, en küçük bir yasal delik bulduklarında sizi mahkemeye verirler. Bir eşcinsel normal bir işçisini işten çıkardığında işçinin yapacağı, hakime anlatacağı bir şey yoktur, çünkü hakim eşcinsellerin mağdurluğu ön kabulüyle hareket eder.<br />
Bugün söylenenler, yarın yapılanlar olur. Onun için insanın ağzından çıkan her sözcüğün bir sonucu olur. &#8220;Atatürk&#8217;e hakaret suç kapsamından çıkarılsın, demokrasi bunu gerektirir&#8221; sözlerini basında ilk görüşümüzden bir kaç yıl sonra düzenli olarak hakaret edilmeye başlandı. 19. yüzyılda kimi Ermeni Osmanlı yurttaşları &#8220;şuralar şuralar Ermeni yurdudur&#8221; diye yazmaya başladılar. Yirminci yüzyılın başlarında ise SSCB üniforması giyip fikirlerini gerçekleştirmenin peşine düştüler. Opet&#8217;in reklamındaki kadın pompacı &#8220;bir gün istasyon sahibi olursam erkekleri çalıştırmayacağım&#8221; diyor. Emin olun, çalıştırmayacak. Hayvanseverler sokak hayvanlarını kamunun korumasını istediler. Bu istekleri yerine geldi, doymadılar. Sokak hayvanını öldürenin hapse girmesini de istediler. Bu istekleri de verildi. Yarın daha fazlasını isteyecekler, hiç bitmeyecek. Köpeğin ısırdığı adamın yargılanıp ceza almasını isteyecekler. Bugün mağdur sandıklarınızın ezici çoğunluğu aslında eline güç /fırsat geçirememiş olan zalimlerdir. Ama bu, insanın &#8220;varsayılan&#8221; durumu değildir. Bu kötüleşmenin önüne geçmek ancak Kuran gibi, tutarlı ve ısrarlı bir iyiliği öğütleyen öğretiden geçer. &#8220;Gibi&#8221; dedim çünkü alternatifi varsa ona da başvuralım. Ben daha iyi bir alternatifini bilmiyorum, onun için Kuran&#8217;da ısrarcıyım.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Ebuş				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2018/09/23/kitap-incelemesi-volkan-ertit-endiseli-muhafazakarlar-cagi/#comment-319</link>
		<dc:creator><![CDATA[Ebuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Nov 2018 18:44:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=562#comment-319</guid>
					<description><![CDATA[&quot;Ulaşmayı amaçlamamız gereken düzey, ahlaki bir tartışmada Kuran’a gönderme yapmadan da, yaparak da tartışmaya katkı sağlayabilmek olmalıdır.&quot;

Burada tam olarak ne demek istiyorsunuz?

Örneğin eşcinselliğin ahlaki olup olmadığı ile ilgili bir tartışmada Kuran&#039;a gönderme yapmadan tartışmaya nasıl katkı sağlayabiliriz? Bugün ülkemizin kabına uydurup &quot;Allah&#039;ın bana verdiği hissi yaşıyorum&quot; diyenlere karşılık ne diyebiliriz? Konuyu derinlemesine araştırmadım, fakat mesela GD besinlerin hormonlara olan etkilerinden mi bahsedeceğiz? Toplumsal düzenin bozulmasından mı bahsedeceğiz? Hepsi bir yana, en sonunda tartışma dönüp dolaşıp &quot;sonucunda bir üreme olmamasını göze alarak -hoş, önümüzdeki zamanlarda tıp, erkeğe doğum yaptırmak için sanıyorum daha da seferber olacaktır- karşılıklı rıza ile hemcinsimle bir birliktelik yaşıyorum&quot; diyen birine ahlaki olarak bir şey anlatmak pek mümkün değil sanırım. Heva ve hevesin ilah edinilmesi bu mu oluyor?]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Ulaşmayı amaçlamamız gereken düzey, ahlaki bir tartışmada Kuran’a gönderme yapmadan da, yaparak da tartışmaya katkı sağlayabilmek olmalıdır.&#8221;</p>
<p>Burada tam olarak ne demek istiyorsunuz?</p>
<p>Örneğin eşcinselliğin ahlaki olup olmadığı ile ilgili bir tartışmada Kuran&#8217;a gönderme yapmadan tartışmaya nasıl katkı sağlayabiliriz? Bugün ülkemizin kabına uydurup &#8220;Allah&#8217;ın bana verdiği hissi yaşıyorum&#8221; diyenlere karşılık ne diyebiliriz? Konuyu derinlemesine araştırmadım, fakat mesela GD besinlerin hormonlara olan etkilerinden mi bahsedeceğiz? Toplumsal düzenin bozulmasından mı bahsedeceğiz? Hepsi bir yana, en sonunda tartışma dönüp dolaşıp &#8220;sonucunda bir üreme olmamasını göze alarak -hoş, önümüzdeki zamanlarda tıp, erkeğe doğum yaptırmak için sanıyorum daha da seferber olacaktır- karşılıklı rıza ile hemcinsimle bir birliktelik yaşıyorum&#8221; diyen birine ahlaki olarak bir şey anlatmak pek mümkün değil sanırım. Heva ve hevesin ilah edinilmesi bu mu oluyor?</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Os man				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2018/09/23/kitap-incelemesi-volkan-ertit-endiseli-muhafazakarlar-cagi/#comment-317</link>
		<dc:creator><![CDATA[Os man]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Sep 2018 13:55:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=562#comment-317</guid>
					<description><![CDATA[Sayın takva ;unutmayın ki yeryüzü Allahin dir. Eğer siz Allah ve onun yolunda yürümekte samimi olursanız, kimseden korkmaniza,çekinmenize gerek yoktur.Allah sizin samimiyetinize bakacak,size uygun yollarini açacaktır.Saygilarimla]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın takva ;unutmayın ki yeryüzü Allahin dir. Eğer siz Allah ve onun yolunda yürümekte samimi olursanız, kimseden korkmaniza,çekinmenize gerek yoktur.Allah sizin samimiyetinize bakacak,size uygun yollarini açacaktır.Saygilarimla</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Takva				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2018/09/23/kitap-incelemesi-volkan-ertit-endiseli-muhafazakarlar-cagi/#comment-316</link>
		<dc:creator><![CDATA[Takva]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Sep 2018 06:00:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://gerceginkitabi.wordpress.com/?p=562#comment-316</guid>
					<description><![CDATA[Gerçekten çok doğru tespitler bunlar.Bende günlerdir ne yapsamda sesimi duyursam diye düşünüyorum.Etrafımdaki insanlara anlatıyorum.Ama yurt çapında bir duyurum nasıl olur birtürlü işin içinden çıkamıyorum.Vallahi helak olmaktan çok korkuyorum.Birde yardım bekliyorum sizlerden.Ben tevhid üzere yaşamaya çalışıyorum.Hiçbir sözleşmeye imza atmıyorum Mahkemeleri yetkili kılmıyorum.Müslüman olmayanlarI veli edinmiyorum elh.Ama bu sanal ortamlarda bazı sözleşmeler var onların geçerliliği konusunda bilgisi olan veya yetkili birileri varsa  lütfen beni aydınlatırsa çok sevinirim.Amerikaya Google&#039;a bile mektup yazdım cevap gelmedi.Yani direk kabul et devam et yazılarını asla onaylamiyorum ama mesela google youtube vs.gibi program ların altında kullanıcı sözleşmeleri var.Yani okursan haberin oluyor yoksa bilemezsin bile.Mesela sıfır telefon hiç almadIm sözleşmeleri onaylamamak için. Derdimi anlatabildim mi bilmiyorum ama yardım bekliyorum Allah için..]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Gerçekten çok doğru tespitler bunlar.Bende günlerdir ne yapsamda sesimi duyursam diye düşünüyorum.Etrafımdaki insanlara anlatıyorum.Ama yurt çapında bir duyurum nasıl olur birtürlü işin içinden çıkamıyorum.Vallahi helak olmaktan çok korkuyorum.Birde yardım bekliyorum sizlerden.Ben tevhid üzere yaşamaya çalışıyorum.Hiçbir sözleşmeye imza atmıyorum Mahkemeleri yetkili kılmıyorum.Müslüman olmayanlarI veli edinmiyorum elh.Ama bu sanal ortamlarda bazı sözleşmeler var onların geçerliliği konusunda bilgisi olan veya yetkili birileri varsa  lütfen beni aydınlatırsa çok sevinirim.Amerikaya Google&#8217;a bile mektup yazdım cevap gelmedi.Yani direk kabul et devam et yazılarını asla onaylamiyorum ama mesela google youtube vs.gibi program ların altında kullanıcı sözleşmeleri var.Yani okursan haberin oluyor yoksa bilemezsin bile.Mesela sıfır telefon hiç almadIm sözleşmeleri onaylamamak için. Derdimi anlatabildim mi bilmiyorum ama yardım bekliyorum Allah için..</p>
]]></content:encoded>
						</item>
			</channel>
</rss>
