<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"

	>
<channel>
	<title>
	Kuran’daki Salât ve Namaz Araştırması – 1: Ayetler yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/</link>
	<description>Kuran ve onun yansıttığı güncel gerçeklikle ilgili yazılar. Eleştirel düşünebilen sağduyulu okurlar için. Anlamak ve arınmak için.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 Feb 2025 00:01:19 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.2.21</generator>
			<item>
				<title>
				Yazar: Sevi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/#comment-555</link>
		<dc:creator><![CDATA[Sevi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Feb 2025 00:01:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gerceginkitabi.com/?p=1190#comment-555</guid>
					<description><![CDATA[Selam olsun. Sala,salat,salatı ikame ve sizin güzel açılımınız ve yorumunuzla salatı ayakta tutma <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/12.0.0-1/72x72/1f44f-1f3fb.png" alt="👏🏻" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" />bir hâl olduğunda yani vahyedilenlerle ,Kur’an’la, Rabb’le hem hâl olunduğunda, (bir bilinç seviyesi ve idrak Olarak düşünebiliriz) iş mekan zaman pek de önemli olmayacaktır diye düşünüyorum. Yaşayan gören işiten bilen bildiren Kur’an oluruz inşallah. Her an’ı kur’an oluruz. En doğrusunu Allah bilir. Emeğinize ve size sağlık olsun. Rabbim ilmimizi artırsın, göğsümüzü genişletsin. Amin.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selam olsun. Sala,salat,salatı ikame ve sizin güzel açılımınız ve yorumunuzla salatı ayakta tutma 👏🏻bir hâl olduğunda yani vahyedilenlerle ,Kur’an’la, Rabb’le hem hâl olunduğunda, (bir bilinç seviyesi ve idrak Olarak düşünebiliriz) iş mekan zaman pek de önemli olmayacaktır diye düşünüyorum. Yaşayan gören işiten bilen bildiren Kur’an oluruz inşallah. Her an’ı kur’an oluruz. En doğrusunu Allah bilir. Emeğinize ve size sağlık olsun. Rabbim ilmimizi artırsın, göğsümüzü genişletsin. Amin.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: gerceginkitabi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/#comment-521</link>
		<dc:creator><![CDATA[gerceginkitabi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2024 17:31:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gerceginkitabi.com/?p=1190#comment-521</guid>
					<description><![CDATA[Geciken yanıt için özür dilerim. Zamanlamanın ikincil konu olduğunu, önemli ve vazgeçilmez olanın günlük düzenli çalışmak olduğunu anladığımı yazıda da belirttim. Benim anladığım, yazıda belirttiğim gibi, sabah ve yatsı gibi saatler değil kişinin uyanınca ilk ve uyumadan son yaptığı işlerin Kuran okuması olduğudur. Günün ilk ve son işleri Kuran okumak olduğunda Kuran okumasına &quot;gidip gelmek&quot; durumu ortadan kalkar. Dolayısıyla süre sıkışıklığı da ortadan kalkar. Aradan çıkarılacak bir işe dönüşmez. Güne başlamadan önce ne kadar erken kalkacağınızı okuma sürenize göre belirleyebilirsiniz. Gece yatarken de aynı şekilde. 72:20 dediğiniz şekilde anlaşılabilir mi, düşünmedim. Nebi&#039;ye &quot;gündüz uğraşların var&quot; diyen ayet zaten zamanlama konusunda bir esnekliğimiz olduğuna işaret ediyor.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Geciken yanıt için özür dilerim. Zamanlamanın ikincil konu olduğunu, önemli ve vazgeçilmez olanın günlük düzenli çalışmak olduğunu anladığımı yazıda da belirttim. Benim anladığım, yazıda belirttiğim gibi, sabah ve yatsı gibi saatler değil kişinin uyanınca ilk ve uyumadan son yaptığı işlerin Kuran okuması olduğudur. Günün ilk ve son işleri Kuran okumak olduğunda Kuran okumasına &#8220;gidip gelmek&#8221; durumu ortadan kalkar. Dolayısıyla süre sıkışıklığı da ortadan kalkar. Aradan çıkarılacak bir işe dönüşmez. Güne başlamadan önce ne kadar erken kalkacağınızı okuma sürenize göre belirleyebilirsiniz. Gece yatarken de aynı şekilde. 72:20 dediğiniz şekilde anlaşılabilir mi, düşünmedim. Nebi&#8217;ye &#8220;gündüz uğraşların var&#8221; diyen ayet zaten zamanlama konusunda bir esnekliğimiz olduğuna işaret ediyor.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Anonim				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/#comment-519</link>
		<dc:creator><![CDATA[Anonim]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Aug 2024 12:42:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gerceginkitabi.com/?p=1190#comment-519</guid>
					<description><![CDATA[Merhaba, öncelikle çabanızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Çok güzel analizleriniz var.

Vakitlerle ilgili bir sorum var. Geleneğe göre kılınan namazları bilirsiniz; nerede olursam olayım, hemen kılıp aradan çıksın diye 5 dakikada, samimiyetsiz bir şekilde eda edilebilir. Şimdi, eğer salatın Kur&#039;an çalışması olduğunu kabul edersek, bu öyle 3-5 dakikada yapıp aradan çıkartılacak bir şey olamaz. Hakkıyla yapılmalı. Konuyu şuraya bağlamak istiyorum: Eğer günde iki vakit olduğunu varsayarsak, bu vakitlerin mutlaka sabah-akşam gibi belirli ve sabit vakitlerde mi yapılması şart? Eğer öyle olursa, işler yine samimiyetsiz bir döngüye girer. Çünkü insan akşamları dışarıda, bir etkinlikte, misafirlikte veya işte olabiliyor. O zaman yine şöyle bir durum ortaya çıkar: &quot;Ben gidip bir 15 dakika Kur&#039;an okuyup geleyim.&quot; Yani yine &quot;aradan çıksın&quot; düşüncesine dönüşebilir. Veya sabah çok erkenden işe gitmiş olabiliyor insan. Patronunuza &quot;Ben gidip bir 15 dakika Kur&#039;an okuyup geleyim&quot; mi diyeceksiniz? Bu ne kadar verimli bir Kur&#039;an çalışması olabilir ki?

Demek istediğim, sabit vakitlerde yapılan ibadetler bir süre sonra robotik ve zorunlu bir döngüye dönüşüyor ve sonuç olarak samimiyetsiz bir salat ortaya çıkıyor. Yani, acaba günde iki kez vaktimiz olduğunda mı yapmalıyız? Buna izin var mı? Yoksa mutlaka sabit vakitlerde mi yapmalıyız? 

73:20 Ayetini baz alarak : Kolayınıza geldiği zaman okuyuna dikkat çekmek isterim. Bazı çeviriler bu ayeti kolayınıza geleni okuyun diye çevirmiş ama Süleymaniye Vakfı ve Mehmet Okuyan gibi isimler bu ayeti Kolayına geldiği zaman okuyun diye çevirmiş. 
Bu konuda düşüncelerinizi merak ediyorum. 
Teşekkürler]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba, öncelikle çabanızdan dolayı sizi tebrik ediyorum. Çok güzel analizleriniz var.</p>
<p>Vakitlerle ilgili bir sorum var. Geleneğe göre kılınan namazları bilirsiniz; nerede olursam olayım, hemen kılıp aradan çıksın diye 5 dakikada, samimiyetsiz bir şekilde eda edilebilir. Şimdi, eğer salatın Kur&#8217;an çalışması olduğunu kabul edersek, bu öyle 3-5 dakikada yapıp aradan çıkartılacak bir şey olamaz. Hakkıyla yapılmalı. Konuyu şuraya bağlamak istiyorum: Eğer günde iki vakit olduğunu varsayarsak, bu vakitlerin mutlaka sabah-akşam gibi belirli ve sabit vakitlerde mi yapılması şart? Eğer öyle olursa, işler yine samimiyetsiz bir döngüye girer. Çünkü insan akşamları dışarıda, bir etkinlikte, misafirlikte veya işte olabiliyor. O zaman yine şöyle bir durum ortaya çıkar: &#8220;Ben gidip bir 15 dakika Kur&#8217;an okuyup geleyim.&#8221; Yani yine &#8220;aradan çıksın&#8221; düşüncesine dönüşebilir. Veya sabah çok erkenden işe gitmiş olabiliyor insan. Patronunuza &#8220;Ben gidip bir 15 dakika Kur&#8217;an okuyup geleyim&#8221; mi diyeceksiniz? Bu ne kadar verimli bir Kur&#8217;an çalışması olabilir ki?</p>
<p>Demek istediğim, sabit vakitlerde yapılan ibadetler bir süre sonra robotik ve zorunlu bir döngüye dönüşüyor ve sonuç olarak samimiyetsiz bir salat ortaya çıkıyor. Yani, acaba günde iki kez vaktimiz olduğunda mı yapmalıyız? Buna izin var mı? Yoksa mutlaka sabit vakitlerde mi yapmalıyız? </p>
<p>73:20 Ayetini baz alarak : Kolayınıza geldiği zaman okuyuna dikkat çekmek isterim. Bazı çeviriler bu ayeti kolayınıza geleni okuyun diye çevirmiş ama Süleymaniye Vakfı ve Mehmet Okuyan gibi isimler bu ayeti Kolayına geldiği zaman okuyun diye çevirmiş.<br />
Bu konuda düşüncelerinizi merak ediyorum.<br />
Teşekkürler</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: gerceginkitabi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/#comment-452</link>
		<dc:creator><![CDATA[gerceginkitabi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 May 2023 18:16:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gerceginkitabi.com/?p=1190#comment-452</guid>
					<description><![CDATA[Eleştirilerinizi de beklerim.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eleştirilerinizi de beklerim.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Coşkun YILDIZ				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/#comment-450</link>
		<dc:creator><![CDATA[Coşkun YILDIZ]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 May 2023 21:39:50 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gerceginkitabi.com/?p=1190#comment-450</guid>
					<description><![CDATA[SİZİN PROJELERİNİZDE ALLAH RIZASI İÇİN YER ALMAK VE FAYDA KATMAK İSTERİM. SİZİN YAPTIĞINIZ ÇALIŞMALAR BİR SALAT TIR. mailimden benimle iletişim kurabilirsiniz. bilgisayar teknikeriyim. biraz premier pro photoshop bilirim. ve Allah&#039;ın dininin yayılmasında size yardım etmek isterim]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>SİZİN PROJELERİNİZDE ALLAH RIZASI İÇİN YER ALMAK VE FAYDA KATMAK İSTERİM. SİZİN YAPTIĞINIZ ÇALIŞMALAR BİR SALAT TIR. mailimden benimle iletişim kurabilirsiniz. bilgisayar teknikeriyim. biraz premier pro photoshop bilirim. ve Allah&#8217;ın dininin yayılmasında size yardım etmek isterim</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: gerceginkitabi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/#comment-421</link>
		<dc:creator><![CDATA[gerceginkitabi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Jul 2022 18:11:30 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gerceginkitabi.com/?p=1190#comment-421</guid>
					<description><![CDATA[Neden fecre kadar bilmiyorum. Ama aydınlandıktan sonra Kuran çalışmayı bırakmak da mantıklı gelmiyor. Ayrıca bu yorumu yapabilmek için &quot;gecenin kararmasına dek&quot; gibi ters anlamlı ifadeleri de açıklayabilmek gerek.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Neden fecre kadar bilmiyorum. Ama aydınlandıktan sonra Kuran çalışmayı bırakmak da mantıklı gelmiyor. Ayrıca bu yorumu yapabilmek için &#8220;gecenin kararmasına dek&#8221; gibi ters anlamlı ifadeleri de açıklayabilmek gerek.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: kuranincelemesi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/#comment-420</link>
		<dc:creator><![CDATA[kuranincelemesi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Jul 2022 23:54:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gerceginkitabi.com/?p=1190#comment-420</guid>
					<description><![CDATA[...Öte yandan Kuran çalışmak “3 sayfa okudum anladım” gibi, matematik veya tarih yazılısına çalışır gibi çalışılacak bir şey mi?.... Ben de aynı fikirdeyim... 

Sorum hem Ömer arkadaşa hem de geçeğinkitabı&#039;na... Kadr Suresi&#039;nde neden Kur&#039;an&#039;ın inişi  fecre kadar? (Neden olmasın demeyin bir sebeb-sonuç ilişkisi olmalı; yoksa öğlene kadar derdi buna da neden olmasın derdik, ) Güneş doğar doğmaz Kur&#039;an inmeyi durduruyor mu? Yoksa buradaki  &quot;fecr&quot; aydınlanmayı mı sembolize ediyor? Evet ise, Kur&#039;an çalışmayı acaba güneşin ışıklarına göre aramasak da &quot;aydınlanana kadar yani X konusunda karanlıklar içerisindeyken (gece) Kur&#039;an çalış deniliyor olabilir mi? 

....Ayrıca siz de “tegumü” ifadesini “gece uykusundan uyanıp kalkmak” gibi bir şekilde anlamışsınız.

buna da katılıyorum....]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8230;Öte yandan Kuran çalışmak “3 sayfa okudum anladım” gibi, matematik veya tarih yazılısına çalışır gibi çalışılacak bir şey mi?&#8230;. Ben de aynı fikirdeyim&#8230; </p>
<p>Sorum hem Ömer arkadaşa hem de geçeğinkitabı&#8217;na&#8230; Kadr Suresi&#8217;nde neden Kur&#8217;an&#8217;ın inişi  fecre kadar? (Neden olmasın demeyin bir sebeb-sonuç ilişkisi olmalı; yoksa öğlene kadar derdi buna da neden olmasın derdik, ) Güneş doğar doğmaz Kur&#8217;an inmeyi durduruyor mu? Yoksa buradaki  &#8220;fecr&#8221; aydınlanmayı mı sembolize ediyor? Evet ise, Kur&#8217;an çalışmayı acaba güneşin ışıklarına göre aramasak da &#8220;aydınlanana kadar yani X konusunda karanlıklar içerisindeyken (gece) Kur&#8217;an çalış deniliyor olabilir mi? </p>
<p>&#8230;.Ayrıca siz de “tegumü” ifadesini “gece uykusundan uyanıp kalkmak” gibi bir şekilde anlamışsınız.</p>
<p>buna da katılıyorum&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: gerceginkitabi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/#comment-419</link>
		<dc:creator><![CDATA[gerceginkitabi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 May 2022 18:20:25 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gerceginkitabi.com/?p=1190#comment-419</guid>
					<description><![CDATA[Yorumunuz için teşekkür ederim.
1) Kuran dersi namazdan zordur elbette. Namaz kılmak diş fırçalamak gibidir, bir kere alışınca çok kolaydır. Moraliniz bozuksa da, dikkatinizi veremeyecek durumdaysanız da yapabilirsiniz. Kuran dersi dikkat ister, yoğunlaşma talep eder. Bu yüzden beş vakit mantıklı gelmiyor. Bu aynı zamanda gündüz çalışmamanın gerekçesidir.
2) Gündüz dururken neden geceyi yeğlediklerini Kuran söylüyor: 73:20 ...Gecenin ve gündüzün ölçülerini belirleyen Allah, bunu yapamayacağınızı bildiği için sizi bağışlamıştır. Artık, Kur’an’dan, size kolay geleni okuyun. Aranızdan bir bölümünüzün sağlığının bozulacağını, bir bölümünüzün Allah’ın lütfundan aramak için yola koyulacağını, bir bölümünüzün de Allah’ın yolunda savaşacağını bilir... Gördüğünüz gibi hem yoğunlaşma gereğine, hem de gündüzki iş güce işaret ediyor. 7.yy Araplarının lambaya gerek duymadıklarını varsayıyoruz çünkü çoğu bizim gibi kitaptan okumuyor, kitap çoğaltmak çok zor iş. Ezberleri kuvvetli ve ezberden okuyorlar. Ezberinizdeki metni okurken de anlamı ve incelikleri üzerinde uzun uzun düşünebilirsiniz. Bunu kendi üzerinizde denemek için ezbere bildiğiniz bir metni aklınızdan okuyun. Gençliğe Hitabe veya İ.Marşı&#039;nın on kıtası gibi. Bugün namazda &quot;unutuyorum, hata yapıyorum&quot; diyenlere &quot;eline al, kitaptan oku&quot; dediğimde suratıma tuhaf tuhaf bakmalarının nedeni ezberden okumayı bir gereklilik sanmaları.
3) Okuyup anlamamız gerekiyor elbette, anlamadığımız şeyi uygulayamayız. Tarih yazılısında yanıtları kağıda yazmakla değil, tarihin kendisini yapmakla yükümlüyüz. Günü periyodlara bölmüyoruz. Çünkü gündüz çalışmıyoruz. Gündüz çalışacaksak onu da ders çalışır gibi zaman ayırarak, hakkını vererek yapıyoruz, beş dakikada namaz kılar gibi yapmıyoruz. Böyle özümsemeyeceksek nasıl özümseyeceğiz? Ne öneriyorsunuz? 24 saatlik değil ama günlük veya haftalık bir Kuran oturumu senaryosu yazabilirim. Sonraki bölümlerde yazmayı düşünüyordum zaten. Bunu bir reçete olarak anlamamalı. Dil kurslarında olduğu gibi düzeye göre ayrılmış dersler olabilir. Giriş düzeyi düz okuma olur. Dikkatlice hazırlanmış bir çeviri düz olarak okunur, kısa bir duanın ardından toplantı biter. Küçük cemaatlerde soru-yanıt bölümü olabilir. En az bir sure okunur baştan sona. Bakara gibi uzun sureler hafta sonuna veya belli günlere denk getirilebilir. Bütün kitap kesinlikle sırayla okunur. Belli bir süre (6 ay, bir yıl vb.) toplantıya gelen kişi bütün kitabı bir kez duymuş olur. Kitabın küçümsenemeyecek bir özelliği, dümdüz okunsa da, derinlemesine çalışılsa da olumlu bir sonucunun olmasıdır. Ben buna &quot;ayırdığın zaman ve emek kadar karşılığı kesinlikle var&quot; diyorum.
4) &quot;Tekum&quot; konusuna yeniden bakacağım.
Bayramda evde olmadığım için yanıtım gecikti.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yorumunuz için teşekkür ederim.<br />
1) Kuran dersi namazdan zordur elbette. Namaz kılmak diş fırçalamak gibidir, bir kere alışınca çok kolaydır. Moraliniz bozuksa da, dikkatinizi veremeyecek durumdaysanız da yapabilirsiniz. Kuran dersi dikkat ister, yoğunlaşma talep eder. Bu yüzden beş vakit mantıklı gelmiyor. Bu aynı zamanda gündüz çalışmamanın gerekçesidir.<br />
2) Gündüz dururken neden geceyi yeğlediklerini Kuran söylüyor: 73:20 &#8230;Gecenin ve gündüzün ölçülerini belirleyen Allah, bunu yapamayacağınızı bildiği için sizi bağışlamıştır. Artık, Kur’an’dan, size kolay geleni okuyun. Aranızdan bir bölümünüzün sağlığının bozulacağını, bir bölümünüzün Allah’ın lütfundan aramak için yola koyulacağını, bir bölümünüzün de Allah’ın yolunda savaşacağını bilir&#8230; Gördüğünüz gibi hem yoğunlaşma gereğine, hem de gündüzki iş güce işaret ediyor. 7.yy Araplarının lambaya gerek duymadıklarını varsayıyoruz çünkü çoğu bizim gibi kitaptan okumuyor, kitap çoğaltmak çok zor iş. Ezberleri kuvvetli ve ezberden okuyorlar. Ezberinizdeki metni okurken de anlamı ve incelikleri üzerinde uzun uzun düşünebilirsiniz. Bunu kendi üzerinizde denemek için ezbere bildiğiniz bir metni aklınızdan okuyun. Gençliğe Hitabe veya İ.Marşı&#8217;nın on kıtası gibi. Bugün namazda &#8220;unutuyorum, hata yapıyorum&#8221; diyenlere &#8220;eline al, kitaptan oku&#8221; dediğimde suratıma tuhaf tuhaf bakmalarının nedeni ezberden okumayı bir gereklilik sanmaları.<br />
3) Okuyup anlamamız gerekiyor elbette, anlamadığımız şeyi uygulayamayız. Tarih yazılısında yanıtları kağıda yazmakla değil, tarihin kendisini yapmakla yükümlüyüz. Günü periyodlara bölmüyoruz. Çünkü gündüz çalışmıyoruz. Gündüz çalışacaksak onu da ders çalışır gibi zaman ayırarak, hakkını vererek yapıyoruz, beş dakikada namaz kılar gibi yapmıyoruz. Böyle özümsemeyeceksek nasıl özümseyeceğiz? Ne öneriyorsunuz? 24 saatlik değil ama günlük veya haftalık bir Kuran oturumu senaryosu yazabilirim. Sonraki bölümlerde yazmayı düşünüyordum zaten. Bunu bir reçete olarak anlamamalı. Dil kurslarında olduğu gibi düzeye göre ayrılmış dersler olabilir. Giriş düzeyi düz okuma olur. Dikkatlice hazırlanmış bir çeviri düz olarak okunur, kısa bir duanın ardından toplantı biter. Küçük cemaatlerde soru-yanıt bölümü olabilir. En az bir sure okunur baştan sona. Bakara gibi uzun sureler hafta sonuna veya belli günlere denk getirilebilir. Bütün kitap kesinlikle sırayla okunur. Belli bir süre (6 ay, bir yıl vb.) toplantıya gelen kişi bütün kitabı bir kez duymuş olur. Kitabın küçümsenemeyecek bir özelliği, dümdüz okunsa da, derinlemesine çalışılsa da olumlu bir sonucunun olmasıdır. Ben buna &#8220;ayırdığın zaman ve emek kadar karşılığı kesinlikle var&#8221; diyorum.<br />
4) &#8220;Tekum&#8221; konusuna yeniden bakacağım.<br />
Bayramda evde olmadığım için yanıtım gecikti.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: Ömer				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/#comment-418</link>
		<dc:creator><![CDATA[Ömer]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 May 2022 12:59:20 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gerceginkitabi.com/?p=1190#comment-418</guid>
					<description><![CDATA[Tespitlerime göre şöyle bir hata yapıyorsunuz: Bir zamanlar dizayn edilen &quot;5 vakit namaz kıl&quot;  zaruretini, 5 vakit &quot;Kuran çalış&quot; gibi yapması daha zor kalıba sokacaksınız. (veya 3 veya 1 fark etmiyor)  &quot;Muhammed Peygamber’in yoldaşları da gece kalkıp Kuran çalışmak istiyorlar&quot; demişsiniz, koskoca gündüz dururken neden gece uykularını bölüm o ışıksızlıkta mum arayıp Kuran çalışsınlar? Sabah güneş ışır ışımaz çalışmak daha akılcı değil mi?

Öte yandan Kuran çalışmak &quot;3 sayfa okudum anladım&quot; gibi, matematik veya tarih yazılısına çalışır gibi çalışılacak bir şey mi? Günü böyle sistematik periyotlara bölerek sizce Kuran gibi bir Kitabı özümsemek, özümsetmek mümkün mü? Bize Kurandan anladığınıza göre  24 saatlik bir &quot;Kuran dersi&quot;  senaryosu kurabilir misiniz? 

 Ayrıca siz de &quot;tegumü&quot; ifadesini &quot;gece uykusundan uyanıp kalkmak&quot; gibi bir şekilde anlamışsınız. Beriki de &quot;vücudun dimdik oldun, dosdoğru kıl&quot; olarak anlamış. &quot;akimu&quot; ve türevlerinin yataktan kalkmak ile ilgisi yok.]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tespitlerime göre şöyle bir hata yapıyorsunuz: Bir zamanlar dizayn edilen &#8220;5 vakit namaz kıl&#8221;  zaruretini, 5 vakit &#8220;Kuran çalış&#8221; gibi yapması daha zor kalıba sokacaksınız. (veya 3 veya 1 fark etmiyor)  &#8220;Muhammed Peygamber’in yoldaşları da gece kalkıp Kuran çalışmak istiyorlar&#8221; demişsiniz, koskoca gündüz dururken neden gece uykularını bölüm o ışıksızlıkta mum arayıp Kuran çalışsınlar? Sabah güneş ışır ışımaz çalışmak daha akılcı değil mi?</p>
<p>Öte yandan Kuran çalışmak &#8220;3 sayfa okudum anladım&#8221; gibi, matematik veya tarih yazılısına çalışır gibi çalışılacak bir şey mi? Günü böyle sistematik periyotlara bölerek sizce Kuran gibi bir Kitabı özümsemek, özümsetmek mümkün mü? Bize Kurandan anladığınıza göre  24 saatlik bir &#8220;Kuran dersi&#8221;  senaryosu kurabilir misiniz? </p>
<p> Ayrıca siz de &#8220;tegumü&#8221; ifadesini &#8220;gece uykusundan uyanıp kalkmak&#8221; gibi bir şekilde anlamışsınız. Beriki de &#8220;vücudun dimdik oldun, dosdoğru kıl&#8221; olarak anlamış. &#8220;akimu&#8221; ve türevlerinin yataktan kalkmak ile ilgisi yok.</p>
]]></content:encoded>
						</item>
						<item>
				<title>
				Yazar: gerceginkitabi				</title>
				<link>https://gerceginkitabi.com/2020/05/08/salat-1-ayetler/#comment-415</link>
		<dc:creator><![CDATA[gerceginkitabi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2022 10:48:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://www.gerceginkitabi.com/?p=1190#comment-415</guid>
					<description><![CDATA[Eleştiriniz için teşekkür ederim.

Vustanın vasat olmadığının farkındayım. Yalnızca adlandırmak için orta demeyi seçtim. Zaten benim anladığıma göre bu salâtın ortada olma durumu da var. Yani herkesin katılıp dinlediği, aynı aynı salât eden evlerin ortasında, birlikte izlenen salât.

Efendinin kökenini biliyorum. Çalab, idi gibi karşılıkları artık kullanılmadığı ve unutulduğu için rab sözcüğüne en yakın karşılığı kullanmak doğrudur. Bu elbette geçici bir çözümdür. Türkçeleştirmek gerekir. Benim anladığıma göre bunun Türkçesi yetiştirgendir. Rab olarak bırakmak en kötüsüdür çünkü rab sözcüğü Türkçede rab anlamına gelmiyor. Konuyu Arapça denkliği yazımda açıkladım. Çevirileri Ali Rıza Safa&#039;nın mealinden yazıyorum. Safa rab sözcüğüne en uygun karşılığı kullanmış. 

Köle, kulun Farsçasıdır. Biz Allah&#039;ın köleleriyiz. Köle, &quot;haksızlığa uğrayan insan&quot; demek değildir.

Vakit ayırıp okuyun lütfen. Umarım daha çok şey çıkar. Salâtın geleneksel yorumundaki apaçık çelişkileri çözmeye çalışan kaç kişiye rastladınız?]]></description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eleştiriniz için teşekkür ederim.</p>
<p>Vustanın vasat olmadığının farkındayım. Yalnızca adlandırmak için orta demeyi seçtim. Zaten benim anladığıma göre bu salâtın ortada olma durumu da var. Yani herkesin katılıp dinlediği, aynı aynı salât eden evlerin ortasında, birlikte izlenen salât.</p>
<p>Efendinin kökenini biliyorum. Çalab, idi gibi karşılıkları artık kullanılmadığı ve unutulduğu için rab sözcüğüne en yakın karşılığı kullanmak doğrudur. Bu elbette geçici bir çözümdür. Türkçeleştirmek gerekir. Benim anladığıma göre bunun Türkçesi yetiştirgendir. Rab olarak bırakmak en kötüsüdür çünkü rab sözcüğü Türkçede rab anlamına gelmiyor. Konuyu Arapça denkliği yazımda açıkladım. Çevirileri Ali Rıza Safa&#8217;nın mealinden yazıyorum. Safa rab sözcüğüne en uygun karşılığı kullanmış. </p>
<p>Köle, kulun Farsçasıdır. Biz Allah&#8217;ın köleleriyiz. Köle, &#8220;haksızlığa uğrayan insan&#8221; demek değildir.</p>
<p>Vakit ayırıp okuyun lütfen. Umarım daha çok şey çıkar. Salâtın geleneksel yorumundaki apaçık çelişkileri çözmeye çalışan kaç kişiye rastladınız?</p>
]]></content:encoded>
						</item>
			</channel>
</rss>
