Bu kitap, bugün genel olarak kültürel Müslümanları ve özel olarak Türkleri anlamaya yarayabilir. İslam sandıkları şeyin ne olduğunu ve İslam’dan ne kadar uzak olduklarını anlamaya. Refah Partisi’nin ardından AKP’yi iktidar yapan dünya görüşünü yansıtan bir kitap bu. Makyajlı sıkmabaşların, hacca giden pop şarkıcılarının, kurban kesen Süper Lig futbolcularının, Müsiad’cıların toplumunu yansıtan bir kitap. Kitabın adını duyduğum anda bende oluşan çağrışımlar benim İnternet ve Sosyal Medya Kılavuzu’nu hatırlatan şeyler oldu. Bu ilk istemsiz düşünsel tepkiden bir saniye sonra düşünmeye başladım ve böyle olamayacağını, benim kılavuzumdaki sakıncalı içeriğin Türkiye’nin yayın ve düşünce dünyasına sığmadığını anımsadım. Ve fakat iyimserlikten tamamen kurtulamamış olacağım ki bu kadar kötüsünü beklemiyordum. Bir de beni kötümser olmakla suçlarlar. Okumaya devam et
Thomas Bauer – Müphemlik Kültürü
Çev. Tanıl Bora, İletişim Yayınları, 2019.
Bu kitap, okurken düşündüren, “iyi ki okudum” dediğim ve kendime uzun notlar aldığım kitaplardan biri oldu. Akademik çevreleri etkileyen, ödüllü ve Türkçeye çevrilecek kadar önemli bulunan bir kitap olduğu için bunları yararlanmak isteyen her Kuran öğrencisiyle paylaşmaya değer buluyorum. Bu yazıyı yazarken Türkiye’de kitap hakkında yazılmış yorumları okumadım ve “yapay zeka” denen öğretilmiş yazılımların yardımına başvurmadım.
Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz (15 sayfa): Tıkla
Modern Hurafeler 3: Bilimcilik -1
Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla
Bilimciliğe Giriş
Bilimadamlığı ve bilim mesleğiyle karıştırılmasın diye önce tanım yapayım.
Bilimcilik (İng. Scientism): Bilimi, bilgi elde etmenin tek yolu ya da yöntemi olarak gören anlayış. Doğa bilimlerinin klasik tümevarımsal yöntemlerinin gerçek, olgusal bilginin olanaklı tek kaynağı olduğunu ve insanla toplum hakkında bilgi elde etmeye çalışırken yalnızca bilime dayanabileceğimizi savunan görüş. […] …bilimi putlaştırır ya da mutlaklaştırır. (Ahmet Cevizci, Felsefe Sözlüğü, 1999.)
“Bilimci” derken bilimadamı kast edilir, ben de öyle kast ediyorum, karıştırılmamalıdır. Bunun bir hurafe olduğunu açıklamak tanımın kendisinde gizlidir: Bilimsel yöntem, gerçeği bilmenin tek yolu değildir. Bilimsel yöntem çoğu zaman gerçeği bilmenin en iyi yolu da değildir; bu ikincisi tartışmaya biraz daha açıktır. Bu ikinci eleştiri, bilimsel yöntemin güvenilirliğiyle ilgili bir eleştiri değildir, onun işlevi veya kullanım alanıyla ilgilidir. Bilimciliği eleştirdiğimizde bilimsel yönteme çamur atmış olmayız. Tersine, bilimci inanışa sahip olduğumuzda bilimsel yönteme gerçekdışı nitelikler yakıştırarak onu saldırıya açık hale getirmiş, hakkında kuşkular uyandırmış ve gözden düşürmüş oluruz. Sözgelimi bilim sizi kimin en çok sevdiğini veya kime güvenmeniz gerektiğini veya yaşamınızın amacının veya önceliklerinizin ne olduğunu veya olması gerektiğini söylemez. Sözgelimi tarihte ne olduğu kısmen arkeolojinin konusu olabilir ama bu olayın bizim için önemi ve anlamı arkeolojinin konusu değildir. Bu soruları “bilime” sorduğunuzda bilimci, dolayısıyla hurafeci bir davranış göstermiş olursunuz.
Mustafa Öztürk ve Modern Hurafeleri
Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz (15 sayfa): Tıkla
(İç bağlantılar ikiz site olan gerceginkitabi.wordpress.com adresine gönderir. Aynı yazılar bu sitede de bulunur.)
Mustafa Öztürk tarihselci okumanın en iyi bildiğim savunucularından. Önceki yazıda tarihselciliğin kısa bir eleştirisini yapmıştım. Bu yazıda Mustafa Öztürk’ün üç kitabında sunduğu düşünceleri tarihselcilik merkezli olmak üzere eleştireceğim.
Tarihselciyle Tartışıyorum
Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla
Yazı içindeki bağlantılar gerceginkitabi.wordpress.com adresine gönderir. Bu siteye olduğu gibi kopyaladım, paralel sayfaların ve kategorilerin bağlantılarıyla değiştirmedim.
“Kuran Zor”
“Kuran kendine ‘kolaylaştırılmış’ diyor ama bu kitap zor be hacı.” Zormuş gibi algılanıyor veya gerçekten zor geliyor. Ama neden? Ben sorunca üç yanıt verebiliyorum.
Tartışılması Gereken Ahlak Sorunları
Kitap İncelemesi: Bitik Erkekler – Zimbardo

Arapça Bilmeyen Kuran’ı Anlayabilir Mi?
Bu yazıda size Kuran’ı işe yarayacak düzeyde, arınmaya ve arıtmaya vesile olacak düzeyde, daha iyi bir kul olmaya adım olacak düzeyde anlayabilmek için “Arapça bilmek” gerekmediğinin yalın örneklerini göstereceğim.
Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz (7 sayfa): Tıkla


