Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla
Bilimciliğe Giriş
Bilimadamlığı ve bilim mesleğiyle karıştırılmasın diye önce tanım yapayım.
Bilimcilik (İng. Scientism): Bilimi, bilgi elde etmenin tek yolu ya da yöntemi olarak gören anlayış. Doğa bilimlerinin klasik tümevarımsal yöntemlerinin gerçek, olgusal bilginin olanaklı tek kaynağı olduğunu ve insanla toplum hakkında bilgi elde etmeye çalışırken yalnızca bilime dayanabileceğimizi savunan görüş. […] …bilimi putlaştırır ya da mutlaklaştırır. (Ahmet Cevizci, Felsefe Sözlüğü, 1999.)
“Bilimci” derken bilimadamı kast edilir, ben de öyle kast ediyorum, karıştırılmamalıdır. Bunun bir hurafe olduğunu açıklamak tanımın kendisinde gizlidir: Bilimsel yöntem, gerçeği bilmenin tek yolu değildir. Bilimsel yöntem çoğu zaman gerçeği bilmenin en iyi yolu da değildir; bu ikincisi tartışmaya biraz daha açıktır. Bu ikinci eleştiri, bilimsel yöntemin güvenilirliğiyle ilgili bir eleştiri değildir, onun işlevi veya kullanım alanıyla ilgilidir. Bilimciliği eleştirdiğimizde bilimsel yönteme çamur atmış olmayız. Tersine, bilimci inanışa sahip olduğumuzda bilimsel yönteme gerçekdışı nitelikler yakıştırarak onu saldırıya açık hale getirmiş, hakkında kuşkular uyandırmış ve gözden düşürmüş oluruz. Sözgelimi bilim sizi kimin en çok sevdiğini veya kime güvenmeniz gerektiğini veya yaşamınızın amacının veya önceliklerinizin ne olduğunu veya olması gerektiğini söylemez. Sözgelimi tarihte ne olduğu kısmen arkeolojinin konusu olabilir ama bu olayın bizim için önemi ve anlamı arkeolojinin konusu değildir. Bu soruları “bilime” sorduğunuzda bilimci, dolayısıyla hurafeci bir davranış göstermiş olursunuz.


