Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla
Yazı içindeki bağlantılar gerceginkitabi.wordpress.com adresine gönderir. Bu siteye olduğu gibi kopyaladım, paralel sayfaların ve kategorilerin bağlantılarıyla değiştirmedim.
Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla
Yazı içindeki bağlantılar gerceginkitabi.wordpress.com adresine gönderir. Bu siteye olduğu gibi kopyaladım, paralel sayfaların ve kategorilerin bağlantılarıyla değiştirmedim.
“Kuran kendine ‘kolaylaştırılmış’ diyor ama bu kitap zor be hacı.” Zormuş gibi algılanıyor veya gerçekten zor geliyor. Ama neden? Ben sorunca üç yanıt verebiliyorum.
Bu yazıda size Kuran’ı işe yarayacak düzeyde, arınmaya ve arıtmaya vesile olacak düzeyde, daha iyi bir kul olmaya adım olacak düzeyde anlayabilmek için “Arapça bilmek” gerekmediğinin yalın örneklerini göstereceğim.
Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz (7 sayfa): Tıkla
Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla
İzzet Güllü adlı psikoloğun kitabından haberdar olunca ve blogunda kısa bir zaman geçirince akıllıca bir şeyler söylüyor izlenimi edindim ve daha fazla okumaya karar verdim. Karşıma aşağıdaki yazı çıktı.
Bu yazı ne yazık ki bu yazarın söyleyeceği en iyi sözlerden biri değil. Çalakalem yazılmış ve beni düşünmeye zorlayan hiçbir şey bulamadım. Yine de güzel renkli, parlak bir çakıl taşı bulmuş gibi oldum çünkü laiklik savunucularının başvurdukları birinci düzey safsataların, sık yaptıkları göndermelerin çoğunu bir arada içeriyor gibi. Bundan dolayı satır satır eleştireceğim.
Bu yazı ateizmi çürütme amaçlı değildir. Bu amaçla bir yazıyı gelecekte de yazmayacağım. Zaman zaman defterime aldığım notların bir bölümünü konuya kafa yoranları gıdıklamak için, düşündürmek için, söyleşmek için yazıyorum. Çok uzun İngilizce alıntıları çevirecek zamanım yok, kusura bakmayın.
Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla
Bir süre önce Kuran’da eleştirel düşünme konularıyla ilgili bir yazı yazmaya başladım. Yazı uzayınca bitiremedim (çoğunlukla öyle oluyor). Yazının ilk bölümlerini Uzak, İnsansı ve Zayıf Tanrı başlığıyla koymuştum. Bu aşağıdaki, eleştirel düşünme konularının devamıdır. Zamanım olursa üçüncü ve dördüncü bölümleri de yazacağım.
Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla
Wordpress’in arayüzü gittikçe kötüleşiyor. Bundan sonra koyacağım yazılar böyle kötü görünecek. Benim kabahatim değil, kızmayın. Daha iyi bir blog sunucusu biliyorsanız önerilerinizi bekliyorum. Okumaya devam et
Bu yazıyı tektanrıcı bir cemaatin nereye ve niçin yönelmesi gerektiğiyle ilgili kısa bir özet olarak yazıyorum. Bunların açılımı ve gerekçeleri yapacağınız araştırmadadır. Evet, herkes aynı araştırmayı yapamaz, bu da cemaat olmanın gereklerinden biridir. Bu böyle bir kısır döngüdür. “Neden cemaat olunmalı” sorusunun yanıtı verebilmek için bile minyatür bir cemaat taslağı oluşturup araştırmak gerekebilir. Ben cemaat olamamış, bulamamış biri olarak belki başkalarına yardımı olur diye öğrenebildiklerimi paylaşıyorum. Kitapçıda yalnızca başaranların öykülerini bulursunuz. Oysa bu gerçeğin yalnızca küçük bir parçasıdır. Başaramayanlardan, hatta denememiş olanlardan da öğrenilecek şeyler olabildiğini eleştirel düşünürler bilirler.
Varsayımsal cemaatin, mecazi Nuh’un Gemisi’nin neden kurulması gerektiğini önceki yazılarımda tartışmıştım. Ne yapması gerektiğini belirleyen en önemli etmenleri ise burada kısaca sıralıyorum. Okumaya devam et
Herkesin aynı anda haksız olduğunu veya önünüzdeki bütün seçeneklerin yanlış olabildiğini düşünüyor musunuz? Bu, müşrik toplumun belirtisidir. Okumaya devam et