Modern Hurafeler 3: Bilimcilik -1

Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla

Bilimciliğe Giriş

Bilimadamlığı ve bilim mesleğiyle karıştırılmasın diye önce tanım yapayım.

Bilimcilik (İng. Scientism): Bilimi, bilgi elde etmenin tek yolu ya da yöntemi olarak gören anlayış. Doğa bilimlerinin klasik tümevarımsal yöntemlerinin gerçek, olgusal bilginin olanaklı tek kaynağı olduğunu ve insanla toplum hakkında bilgi elde etmeye çalışırken yalnızca bilime dayanabileceğimizi savunan görüş. […] …bilimi putlaştırır ya da mutlaklaştırır. (Ahmet Cevizci, Felsefe Sözlüğü, 1999.)

“Bilimci” derken bilimadamı kast edilir, ben de öyle kast ediyorum, karıştırılmamalıdır. Bunun bir hurafe olduğunu açıklamak tanımın kendisinde gizlidir: Bilimsel yöntem, gerçeği bilmenin tek yolu değildir. Bilimsel yöntem çoğu zaman gerçeği bilmenin en iyi yolu da değildir; bu ikincisi tartışmaya biraz daha açıktır. Bu ikinci eleştiri, bilimsel yöntemin güvenilirliğiyle ilgili bir eleştiri değildir, onun işlevi veya kullanım alanıyla ilgilidir. Bilimciliği eleştirdiğimizde bilimsel yönteme çamur atmış olmayız. Tersine, bilimci inanışa sahip olduğumuzda bilimsel yönteme gerçekdışı nitelikler yakıştırarak onu saldırıya açık hale getirmiş, hakkında kuşkular uyandırmış ve gözden düşürmüş oluruz. Sözgelimi bilim sizi kimin en çok sevdiğini veya kime güvenmeniz gerektiğini veya yaşamınızın amacının veya önceliklerinizin ne olduğunu veya olması gerektiğini söylemez. Sözgelimi tarihte ne olduğu kısmen arkeolojinin konusu olabilir ama bu olayın bizim için önemi ve anlamı arkeolojinin konusu değildir. Bu soruları “bilime” sorduğunuzda bilimci, dolayısıyla hurafeci bir davranış göstermiş olursunuz.

Okumaya devam et

Tartışılması Gereken Ahlak Sorunları

Kuran’ı çalışıyoruz ama onun bazı yasalarını belki hiç keşfetmeden, anlamadan öleceğiz. Ama ahlak sorunlarımız beklemiyor ve bunlar karşısında çekimser kalamıyoruz. Doğru seçeneğin kesin olarak gözümüze görünmediği, içtenlikle iyiye yönelmek isteyen herkesin farklı uslamlamalara sahip olabileceği sorunlardan aklıma gelenleri yazıyorum. Eklemek istediklerinizi yorumlara ekleyin. Bunlara benzer konuları, özellikle ilgi çekecek olanları arkadaş meclislerinde açarsak tartışmanın sonucu ne olursa olsun iyi bir şey yapmış olacağımızı düşünüyorum. Yapabileceğimizin en azı budur. En çoğunu konuşmaya gerek yok.     Okumaya devam et

Laiklik – Şeriat Karşıtlığı Üzerine: “Senin Dinin Sana” Mı?

Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla

İzzet Güllü adlı psikoloğun kitabından haberdar olunca ve blogunda kısa bir zaman geçirince akıllıca bir şeyler söylüyor izlenimi edindim ve daha fazla okumaya karar verdim. Karşıma aşağıdaki yazı çıktı.

https://web.archive.org/web/20240221094632/https://www.izzetgullu.net/?Syf=22&Mkl=1257997&pt=%20%C4%B0zzet%20G%C3%9CLL%C3%9C&T.C-Devleti-Tehecc%C3%BCde-Kalkm%C4%B1yor

Bu yazı ne yazık ki bu yazarın söyleyeceği en iyi sözlerden biri değil. Çalakalem yazılmış ve beni düşünmeye zorlayan hiçbir şey bulamadım. Yine de güzel renkli, parlak bir çakıl taşı bulmuş gibi oldum çünkü laiklik savunucularının başvurdukları birinci düzey safsataların, sık yaptıkları göndermelerin çoğunu bir arada içeriyor gibi. Bundan dolayı satır satır eleştireceğim.

Okumaya devam et

Ateizm Hakkında Notlar

Bu yazı ateizmi çürütme amaçlı değildir. Bu amaçla bir yazıyı gelecekte de yazmayacağım. Zaman zaman defterime aldığım notların bir bölümünü konuya kafa yoranları gıdıklamak için, düşündürmek için, söyleşmek için yazıyorum. Çok uzun İngilizce alıntıları çevirecek zamanım yok, kusura bakmayın.

Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla

Okumaya devam et

Kader ve Özgür İrade

Kader sorunu benim kafamı fazla kurcalamadı. Belki çözümünü bildiğimi düşündüğüm için, belki de çözemeyenlerin neyi çözemediklerini tam olarak anlamadığım için. Hangisi olduğuna yazıyı okuyup siz karar verin. Yazının sonunda hâlâ doyurucu yanıt alamadığınızı düşünüyorsanız Edip Yüksel’in İlginç Sorular kitabındaki açıklamasını okuyun. 1999 baskısında 27. sayfadan 48. sayfaya dek sürüyor. Yine de anlamadığınız olursa sorun, çürütmek istediğiniz olursa yazın. En doğru çözümü birlikte bulalım. Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla Okumaya devam et

“Herkes Ayrı Bir Şey Söylüyor, Kime İnanacağız?” (Kuran ve Eleştirel Düşünme –2)

Bir süre önce Kuran’da eleştirel düşünme konularıyla ilgili bir yazı yazmaya başladım. Yazı uzayınca bitiremedim (çoğunlukla öyle oluyor). Yazının ilk bölümlerini Uzak, İnsansı ve Zayıf Tanrı başlığıyla koymuştum. Bu aşağıdaki, eleştirel düşünme konularının devamıdır. Zamanım olursa üçüncü ve dördüncü bölümleri de yazacağım.

Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla

 Wordpress’in arayüzü gittikçe kötüleşiyor. Bundan sonra koyacağım yazılar böyle kötü görünecek. Benim kabahatim değil, kızmayın. Daha iyi bir blog sunucusu biliyorsanız önerilerinizi bekliyorum. Okumaya devam et

Cemaat

Bu yazıyı tektanrıcı bir cemaatin nereye ve niçin yönelmesi gerektiğiyle ilgili kısa bir özet olarak yazıyorum. Bunların açılımı ve gerekçeleri yapacağınız araştırmadadır. Evet, herkes aynı araştırmayı yapamaz, bu da cemaat olmanın gereklerinden biridir. Bu böyle bir kısır döngüdür. “Neden cemaat olunmalı” sorusunun yanıtı verebilmek için bile minyatür bir cemaat taslağı oluşturup araştırmak gerekebilir. Ben cemaat olamamış, bulamamış biri olarak belki başkalarına yardımı olur diye öğrenebildiklerimi paylaşıyorum. Kitapçıda yalnızca başaranların öykülerini bulursunuz. Oysa bu gerçeğin yalnızca küçük bir parçasıdır. Başaramayanlardan, hatta denememiş olanlardan da öğrenilecek şeyler olabildiğini eleştirel düşünürler bilirler.

Varsayımsal cemaatin, mecazi Nuh’un Gemisi’nin neden kurulması gerektiğini önceki yazılarımda tartışmıştım. Ne yapması gerektiğini belirleyen en önemli etmenleri ise burada kısaca sıralıyorum. Okumaya devam et