Bunalan Gençlere

Bu yazı yaşamda kötülüğün iyiliğe ağır bastığını hisseden, Allah’ın buna izin veriyor olduğunu, dolayısıyla merhametsiz olduğunu düşünen ve bunu sindiremeyen, iyiliğin tarafında kalarak eline bir şey geçeceğinden emin olamayan, bu nedenle güdülenme sıkıntısı çeken, direnci düşen bir gençle yaptığımız bir söyleşinin kaydıdır. Sorulara konuşma sırasında verebildiğimiz en iyi yanıtları verdik. Gençlerin çoğunun iyiliği bırakıp kötülük tarafına geçmeye şiddetle zorlandığı, başka türlü söylersek, yaşama bir anlam vermekte eski kuşaklara göre daha çok zorlandığı bir zamanda belki birilerinin işine yarar, belki küçük bir aydınlanma kıvılcımı çakar, belki iyi bir telkin olur umuduyla buraya koyuyorum.

Kuran okumuşluğu olmasına rağmen dinin ve eş koşmanın ne olduğu, nebilerin neyin kavgasını verdikleri, ödülün ve cezanın ne zaman olduğu, bedenden ayrı bir “ruh”un olup olmadığı, doğa yasalarıyla Allah’ın buyruklarının ayrı şeyler olup olmadığı konusunda bu gencin kafası karışık. Bu da doğrudan onun direncini ve ahlakını etkiliyor. Okurken Kuran’ı yanlış anlamlandırmanın ve çevirmenin; Tevrat’a bakarak tefsir etmeye çalışmanın; Kuran’ı anlamaya çalışma çabasının yüzyıllardır toplumsal yaşamın kıyılarına, marjlarına itilmiş olmasının yarattığı birikimin hepimiz ve dolayısıyla genç kuşak üzerindeki yakın ve yıkıcı etkisini göreceğinizi umuyorum. Öyle ki, şu ortamda Kuransal bir gerçekliği gözlenen gerçeklikle bağdaştıran, buradan gerçekçi ve somut bir ahlaki sonuç çıkaran ve bunu paylaşan herkes Allah’a büyük hizmet etmiş olur.

Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz (19 sayfa): Tıkla

***

Okumaya devam et

Modern Hurafeler 3: Bilimcilik -1

Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla

Bilimciliğe Giriş

Bilimadamlığı ve bilim mesleğiyle karıştırılmasın diye önce tanım yapayım.

Bilimcilik (İng. Scientism): Bilimi, bilgi elde etmenin tek yolu ya da yöntemi olarak gören anlayış. Doğa bilimlerinin klasik tümevarımsal yöntemlerinin gerçek, olgusal bilginin olanaklı tek kaynağı olduğunu ve insanla toplum hakkında bilgi elde etmeye çalışırken yalnızca bilime dayanabileceğimizi savunan görüş. […] …bilimi putlaştırır ya da mutlaklaştırır. (Ahmet Cevizci, Felsefe Sözlüğü, 1999.)

“Bilimci” derken bilimadamı kast edilir, ben de öyle kast ediyorum, karıştırılmamalıdır. Bunun bir hurafe olduğunu açıklamak tanımın kendisinde gizlidir: Bilimsel yöntem, gerçeği bilmenin tek yolu değildir. Bilimsel yöntem çoğu zaman gerçeği bilmenin en iyi yolu da değildir; bu ikincisi tartışmaya biraz daha açıktır. Bu ikinci eleştiri, bilimsel yöntemin güvenilirliğiyle ilgili bir eleştiri değildir, onun işlevi veya kullanım alanıyla ilgilidir. Bilimciliği eleştirdiğimizde bilimsel yönteme çamur atmış olmayız. Tersine, bilimci inanışa sahip olduğumuzda bilimsel yönteme gerçekdışı nitelikler yakıştırarak onu saldırıya açık hale getirmiş, hakkında kuşkular uyandırmış ve gözden düşürmüş oluruz. Sözgelimi bilim sizi kimin en çok sevdiğini veya kime güvenmeniz gerektiğini veya yaşamınızın amacının veya önceliklerinizin ne olduğunu veya olması gerektiğini söylemez. Sözgelimi tarihte ne olduğu kısmen arkeolojinin konusu olabilir ama bu olayın bizim için önemi ve anlamı arkeolojinin konusu değildir. Bu soruları “bilime” sorduğunuzda bilimci, dolayısıyla hurafeci bir davranış göstermiş olursunuz.

Okumaya devam et

Tartışılması Gereken Ahlak Sorunları

Kuran’ı çalışıyoruz ama onun bazı yasalarını belki hiç keşfetmeden, anlamadan öleceğiz. Ama ahlak sorunlarımız beklemiyor ve bunlar karşısında çekimser kalamıyoruz. Doğru seçeneğin kesin olarak gözümüze görünmediği, içtenlikle iyiye yönelmek isteyen herkesin farklı uslamlamalara sahip olabileceği sorunlardan aklıma gelenleri yazıyorum. Eklemek istediklerinizi yorumlara ekleyin. Bunlara benzer konuları, özellikle ilgi çekecek olanları arkadaş meclislerinde açarsak tartışmanın sonucu ne olursa olsun iyi bir şey yapmış olacağımızı düşünüyorum. Yapabileceğimizin en azı budur. En çoğunu konuşmaya gerek yok.     Okumaya devam et

Laiklik – Şeriat Karşıtlığı Üzerine: “Senin Dinin Sana” Mı?

Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla

İzzet Güllü adlı psikoloğun kitabından haberdar olunca ve blogunda kısa bir zaman geçirince akıllıca bir şeyler söylüyor izlenimi edindim ve daha fazla okumaya karar verdim. Karşıma aşağıdaki yazı çıktı.

https://web.archive.org/web/20240221094632/https://www.izzetgullu.net/?Syf=22&Mkl=1257997&pt=%20%C4%B0zzet%20G%C3%9CLL%C3%9C&T.C-Devleti-Tehecc%C3%BCde-Kalkm%C4%B1yor

Bu yazı ne yazık ki bu yazarın söyleyeceği en iyi sözlerden biri değil. Çalakalem yazılmış ve beni düşünmeye zorlayan hiçbir şey bulamadım. Yine de güzel renkli, parlak bir çakıl taşı bulmuş gibi oldum çünkü laiklik savunucularının başvurdukları birinci düzey safsataların, sık yaptıkları göndermelerin çoğunu bir arada içeriyor gibi. Bundan dolayı satır satır eleştireceğim.

Okumaya devam et

Ateizm Hakkında Notlar

Bu yazı ateizmi çürütme amaçlı değildir. Bu amaçla bir yazıyı gelecekte de yazmayacağım. Zaman zaman defterime aldığım notların bir bölümünü konuya kafa yoranları gıdıklamak için, düşündürmek için, söyleşmek için yazıyorum. Çok uzun İngilizce alıntıları çevirecek zamanım yok, kusura bakmayın.

Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla

Okumaya devam et

Kader ve Özgür İrade

Kader sorunu benim kafamı fazla kurcalamadı. Belki çözümünü bildiğimi düşündüğüm için, belki de çözemeyenlerin neyi çözemediklerini tam olarak anlamadığım için. Hangisi olduğuna yazıyı okuyup siz karar verin. Yazının sonunda hâlâ doyurucu yanıt alamadığınızı düşünüyorsanız Edip Yüksel’in İlginç Sorular kitabındaki açıklamasını okuyun. 1999 baskısında 27. sayfadan 48. sayfaya dek sürüyor. Yine de anlamadığınız olursa sorun, çürütmek istediğiniz olursa yazın. En doğru çözümü birlikte bulalım. Yazıyı pdf olarak indirebilirsiniz: Tıkla Okumaya devam et